|
AYNADAKÝ SUÇLUYA
Bizler Avrupada yaþayan Türk insanlarý olarak; derdin birini bitirip
biriyle boðuþuyoruz. Avrupaya geleli 40 yýlý aþkýn bir zaman olmasýna
ragmen bazý meselelerimiz varki kýrk yýldýr halledilmiþ deðil ve halende
üstümüze üstümüze geliyor.
Nedir bu meseleler?
Mesela halen kendimizi kabul ettirmiþ deðiliz. Avrupada yabancý, Türkiyede
Almancý'lýðýmýz 40 yýldýr sürmekte deðil kýrk yýl dörtyüz yýlda geçse
deðiþmeyecek. Sahipsizliðimiz ha keza. Döviz makinasý olarak görülmemiz,
uyanýklarca sizi zengin edeceðiz diyerek kandýrýlýp elde avuçta bulunan üç
kuruþumuzun kaptýrýlmasý, izin yollarýnda çekilen çilelerimizde sesimizi
duyuracak kimsemizin olmamasý. Bu meselelerimizi 40 yýldýr yurt dýþýna
gelen yetkili yetkisiz bütün makam ve mevkilere anlatmýþ olmamýzda fayda
vermiyor. Buna benzer nice dertlerle uðraþa duralým bizi içerden yakan
daha önemli meselelerimizde var elbette: Kaybolmak üzere olan
nesillerimiz, bozulmuþ dilimiz, her geçen gün sayýlarý hýzla artan
yýkýlmýþ yuvalarýmýz, daðýlmýþ ocaklarýmýz, periþan olmuþ yavrularýmýz.
Bütün bunlarý yaþarken suçlu aramamýz gerekiyor mu peki?
Suçlu arayana tavsiyem eline bir ayna alýp bakmalý. Asýl suçlu o aynada
gördüðü bence. Ama biz aynaya bakýp asýl suçluyu bulacaðýmýz yerde iþin
kolayýna kaçýp, karþýmýzdakini suçlamayý yeðliyoruz. Avrupa ülkeleri
Türkiyedeki bir kýsým etnik guruplara ana dilini okumalarý, ana dillerinde
eðitim yapabilmelleri için baský uygularken; kendi içindeki azýnlýklarýn
bu haklarýný elinden alýyor. Bizler sayýlarý milyonlarý geçmiþ Avrupa
Türkü bu durum karþýsýnda sessiz kaldýðýmýz gibi, onlara inat
çocuklarýmýzýn ana dillerini öðrenmeleri hususunda bir çaba içinde
olmuyoruz.
Yýkýlmýþ yuvalarýmýz, periþan olmuþ yavrularýmýz derken de baþkasýný
suçlamaya gerek yok, asýl suçlu elimizdeki aynada gördüðümüz kiþi. Hepimiz
þahit olmuþuzdur, yaz döneminde Türkiye'ye gidenler bilir düðünsüz bir gün
geçmez. Avrupa Türkleri hazýr Türkiye'ye gitmiþleyin oðlunu kýzýný everip
mürüvvetlerini görmek ister. Ýçlerinde gerçekten birbirini sevip sayan,
mutlu olan vardýr onlara sözüm yok. Ama ya kýzýn yada erkeðin istememesine
raðmen sýrf mürüvvet görmek adýna zorla yapýlan evliliklerin ne kadar ömrü
olduðunu ve en geç bir yýl, iki yýl gibi bir sürede ayrýlmalarýn yaþandýðý
bir yada iki çocukla dul kalan gencecik fidanlarý görüyoruz ve maalesef bu
durum günden güne hýzlada artmakta. Peki kim suçlu? Zorla mürüvvet görmek
isteyen aynadaki biz deðil mi?
Sevgiyi unuttuk, saygýyý yitirdik. Birbirimize karþý hoþgörüsüz en küçük
bir olay karþýsýnda patlamaya hazýr bomba haline geldik. Bu sadece Avrupa
Türkleri'nde deðil genel olarak bütün insanlýk aleminde hemen hemen ayný.
Ama bizi ilgilendiren öncelikle bizim insanlarýmýz, onlarýn mutsuzluðu
onlarýn acýsý bizi daha çok etkiler. Hiç deðilse bile acý tatlý günümüzde
Avrupa Türkleri olarak birbirimize destek olalým, birbirimize sahip
çýkalým. Birbirimizden haberimiz olsun.
Bazen þunu düþünürüm; zamanýmýzda hemen hemen herþeyin aþýsý bulunuyor,
aceba sevðinin aþýsýda bulunur mu diye. Ama sonra bu sorunun cevabýnýn
zaten bizde var olduðunu, ama farkýna varamadýðýmýzý görüyorum. Nedir
derseniz inancýmýz, eðer inancýmýz gereði yaþamaya çalýþsak sevðiyi
bulmuþ, saygýya kavuþmuþ oluruz.
Yine aynadaki kendime bakýp, yeter artýk suç iþleyip durma diye bagýrmak
geliyor içimden.
Sevginiz daim olsun, saygýlarýmla.
Ramazan Ateþ
|